Türkiye Barolar Birliği Tarafından Hazırlanan Yeni Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Resmi Gazete de Yayımlandı
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 3 Kasım 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi...
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 3 Kasım 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme; mahkemelerde görülen davalar, icra takipleri, arabuluculuk faaliyetleri, tahkim süreçleri ve diğer hukuki işlemlerde uygulanacak avukatlık ücretlerinin belirlenmesine yönelik kuralları kapsıyor.
Asgari Ücretin Altında Sözleşme Yapılamayacak
Avukatlık Kanunu kapsamında hazırlanan tarife, avukat ile müvekkil arasındaki ücret sözleşmelerinin asgari sınırlarını belirlerken mahkemeler tarafından karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücretlerinin hesaplanmasında da esas alınacak. Düzenlemeye göre tarifede belirlenen tutarların altında vekâlet ücreti kararlaştırılamayacak. Taraflar arasında ücretin belirlenmemesi ya da yapılan sözleşmenin geçersiz sayılması halinde mahkemeler, dava konusu tutar üzerinden tarifeye göre hesaplanacak ücretin altında bir miktara hükmedemeyecek. Mahkemeler tarafından karşı tarafa yükletilen avukatlık ücreti ise tarifede belirtilen miktardan az, bu miktarın üç katından fazla olamayacak. Ücretin belirlenmesinde avukatın emeği, çabası, işin önemi ve niteliği ile davanın süresi dikkate alınacak. Aynı hukuki yardımın birden fazla avukat tarafından gerçekleştirilmesi durumunda karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlası yükletilmeyecek.
Davanın Kabulünde Tam Ücret Esas Alınacak
Tarifeye göre dava veya icra takibini kabul eden avukat, işlemin hangi aşamasında olunduğuna bakılmaksızın belirlenen ücretin tamamına hak kazanacak. Dava dışındaki hukuki yardımlarda ücret, işlemin tamamlanmasına kadar gerçekleştirilen bütün faaliyetleri kapsayacak. Davalarda ise kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan iş ve işlemler bu ücret kapsamında değerlendirilecek. Avukatın takip ettiği dava veya işle ilgili hazırladığı dilekçeler ve gerçekleştirdiği diğer işlemler için ayrıca ücret alınmayacak. Buna karşılık icra takipleri ile Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde başvuru üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücrete tabi tutulacak. Temyiz veya istinaf incelemesi sonucunda verilen bozma ya da kaldırma kararının ardından yeniden hüküm kurulması halinde, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uygulanacak.
Davanın Erken Sonuçlanmasında Ücretin Yarısı Uygulanacak
Uyuşmazlığın ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce giderilmesi halinde tarifede belirlenen ücretin yarısına hükmedilecek. Ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra sonuçlanan uyuşmazlıklarda ise ücretin tamamı esas alınacak. Görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile davanın nakli veya açılmamış sayılması durumlarında da kararın verildiği aşamaya göre ücretin yarısı ya da tamamı uygulanabilecek. Ancak kanun gereği yapılan gönderme işlemleri, yeni mahkemelerin kurulması veya iş bölümü itirazı nedeniyle verilen gönderme kararlarında avukatlık ücretine hükmedilmeyecek. Bir dava sırasında karşı dava açılması, davaların birleştirilmesi veya ayrılması halinde ise her dava için ayrı avukatlık ücreti belirlenecek.
İcra Takipleri ve Arabuluculuk Süreçlerinde Sınırlar
Konusu para olan veya parayla değerlendirilebilen icra takiplerinde, takip miktarı 78 bin 125 liraya kadar olan takipler için maktu ücret uygulanacak. Borçlunun ödeme süresi içinde borcunu ödemesi durumunda tarifeye göre belirlenen ücretin dörtte üçüne hükmedilecek. Tahliyeye ilişkin icra takiplerinde ve borçlu vekili olarak takip edilen işlerde de maktu ücret esas alınacak.
Arabuluculuk ve uzlaşma süreçlerinde ise dava şartı arabuluculuk kapsamında yürütülen ve konusu para olan uyuşmazlıklarda anlaşmaya varılması durumunda ücret, tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanan tutarın dörtte bir fazlası olarak belirlenecek. 62 bin 500 liraya kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde, anlaşmazlıkla sonuçlanan faaliyetler için tarifede öngörülen maktu ücretin dörtte bir fazlası uygulanacak. Konusu para olmayan uyuşmazlıklarda ise mahkeme için belirlenen maktu ücretin dörtte bir fazlası esas alınacak.
Kira, Tahliye, Nafaka ve Ceza Davalarındaki Düzenlemeler
Tahliye davalarında avukatlık ücreti bir yıllık kira bedeli üzerinden hesaplanırken, kira tespiti davalarında belirlenen kira farkının, nafaka davalarında ise hükmedilen nafakanın bir yıllık tutarı esas alınacak. Bu tutarlar üzerinden yapılacak hesaplama, davanın görüldüğü mahkeme için belirlenen maktu ücretin altında olamayacak. Manevi tazminat davalarında ücret mahkemenin hüküm altına aldığı tazminat miktarı üzerinden belirlenecek olup, davanın tamamen reddedilmesi halinde maktu ücret uygulanacak. Kamu davasına katılan kişinin avukatla temsil edilmesi ve yargılama sonucunda mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi durumunda katılan lehine belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilecek.
Kaynak: Birgün ·